Haber Detayı
04 Şubat 2020 - Salı 21:35 Bu haber 46 kez okundu
 
AK Parti Sözcüsü Çelik: AB dağılma gibi bir tehlikeyle karşı karşıya
ASAYİŞ Haberi
AK Parti Sözcüsü Çelik: AB dağılma gibi bir tehlikeyle karşı karşıya

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde gerçekleştirilen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken düzenlediği basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Koronavirüs salgınının Çin merkezli olarak dünyanın çeşitli yerlerini etkilediğini ve herkesin hayatını tehdit eden sonuçlar ortaya çıkardığını dile getiren Çelik, Türkiyeʹnin gerekli tedbirleri Dünya Sağlık Örgütünün uyarıları henüz olmadan alındığını ifade etti. Sağlık Bakanlığının ilk andan itibaren vatandaşları ve Türkiyeʹyi virüs salgınından korumak için gereken tedbirleri aldığını söyleyen Çelik, vefat eden herkes için başsağlığı dileklerini iletti. Çinʹdeki vatandaşların getirilmesi konusunda Türkiyeʹnin son derece önemli, organize ve yüksek koordinasyona sahip bir operasyona imza attığına dikkati çeken Çelik, şunları söyledi:ˮHem kendi vatandaşlarımızı hem talep eden komşu ve kardeş ülkelerin vatandaşlarını, Azerbaycan, Gürcistan ve Arnavutluk vatandaşlarını da getirdik. Burada tabii Sağlık Bakanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız ve Milli Savunma Bakanlığımız yüksek bir koordinasyonla vatandaşlarımızın, dost ve kardeş ülkelerin vatandaşlarının can emniyetini sağlayacak bir operasyona imza attılar. Bu son derece önemlidir. Dünyada başka ülkelerin kendi vatandaşlarını getirirken ücret alma gibi, bazılarını geciktirme gibi hiçbir şekilde insani bulmadığınız birtakım yaklaşımların ortaya konulduğunu görüyoruz. Tamamen insani temelde Türkiye Cumhuriyeti Devletiʹnin büyük bir devlet olarak nerede olursa olsun vatandaşlarına sahip çıkma konusunda ne kadar yüksek bir kapasiteye sahip olduğu bu vesileyle bir kere daha görülmüş oldu.ˮÖnemli olan konunun virüse karşı koruma tedbirlerinin devam etmesi olduğunu vurgulayan Çelik, gelen vatandaşların bir hastanede Sağlık Bakanlığının aldığı tedbirler çerçevesinde gözlem altında tutulduklarını hatırlattı. Gözlem süresinin 14 gün olacağını belirten Çelik, ˮŞimdilik hastalıkları olduğuna dair herhangi bir belirti yok. Ondan sonrasında da normal hayata doktorların vereceği, yapacağı değerlendirmeye göre dönmüş olacaklar.ˮ diye konuştu. var reklamstore_region_id = 517310;var reklamstore_location=ˮmanuelˮ;ˮTürkiye her türlü dayanışmayı ortaya koymuşturˮÇelik, Çin ile ilgili çıkan haberlere değinerek, şunları kaydetti:ˮBatı medyasında, sağda, solda çok sayıda Çinʹdeki insanların, Çinʹdeki normal insanların, Çin kadim kültürünün aşağılandığı yayınlar görüyoruz. Bu da üzüntü vericidir. Bu tip bir felaket her ülkede olabilir. Burada insanları aşağılamak, onların kültürlerini aşağılamak ya da onları sanki bir virüsün, bir hastalığın sebebi gibi göstermek de gizli bir ırkçılıktır esasında. Burada Türkiye bu virüs salgınına karşı Çin ile dayanışma içerisinde olduğunu göstermiştir. Uçağımız giderken yardım malzemeleri de götürmüştür. Çinʹden çıkan ve bütün insanlığı tehdit eden bu virüse karşı Türkiye her türlü dayanışmayı ortaya koymuştur ve mücadele edilmesi konusunda da gereken yardımı yapacağını ifade etmiştir.ˮ Suriyeʹde süren savaşla ilgili yeni gelişmeler olduğunu hatırlatan Çelik, Suriye krizinin çözümü noktasında Türkiyeʹnin diplomatik bütün kanalları şimdiye kadar kullandığını söyledi. Türkiyeʹnin kullandığı ve geride bıraktığı diplomatik kanalları bazı muhalefet unsurlarının tekrar tekrar yeni bir öneriymiş gibi getirmesinin dikkati çektiğini belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:ˮOrada hem sınırlarımızın korunması hem PKK/YPG gibi terör örgütlerine karşı güçlü bir mücadele verilmesi ve insani açıdan oradaki insanlara yardım edilmesi konusunda yüksek bir kapasite ortaya koyuyoruz. Tabii bütün bu diplomatik çalışmaların Cenevre süreçleri, Astana süreçleri geldiği noktalardan bir tanesi Soçi mutabakatıdır. Burada İdlib bölgesinde çatışmasızlık alanının oluşturulmasıyla ilgili olarak, bu statükonun korunmasıyla ilgili olarak güçlü bir irade ortaya çıkmıştır. Burada hem çatışmasızlığın korunması hem de barışın tesis edilmesine dönük katkının sağlanması bakımından Türkiye bu angajmanına sonuna kadar sadık olmuştur fakat Esad rejimi hiçbir şekilde bu mutabakata uygun davranışlar sergilememiştir. Hem sivillere hem de çatışmasızlık bölgelerine karşı sistematik saldırılarını sürdürmüştür.ˮTürkiyeʹnin Astana mutabakatları çerçevesinde çatışmasızlık bölgelerine dair mutabakatın 5ʹinci maddesi kapsamında garantör ülke olarak şimdiye kadar üzerine düşeni yaptığına dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:ˮHem göçün önlenmesi hem terör örgütleriyle mücadele hem sınırımızın korunması hem de oradaki masumların korunması bakımından bu çok yönlü görevde tabii ki zaman zaman tahkimatlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çerçevede 2 Şubat 2020 tarihinde yeni unsurlarımız oraya sevk edilmiştir ve altını çizerek söylüyorum; bütün karşı haberlere karşı iddia ederek söylüyorum, Rus tarafına birden çok kere askeri unsurlarımızın bu hareketi konusunda bilgi verilmiştir. Kim diyorsa ki ʹRusya tarafına bu bilgi verilmemiştir, Rusya tarafı bu bilgiye sahip olmadığı için rejim bu saldırıyı gerçekleştirmiştirʹ baştan aşağı yalandır. Burada resmi olarak 2 defa bu bildirimin yapıldığını biliyoruz.ˮBuna rağmen rejim unsurlarının 3 Şubatʹta ağır bir topçu ateşiyle saldırdığını, 8 şehit ve 13 yaralı olduğunu anımsatan Çelik, şehitlere Allahʹtan rahmet diledi. Rusya ile yapılan görüşmelere rağmen rejimin tutumunu sürdürmesi üzerine buna karşılık Türk Silahlı Kuvvetleriʹnin yüksek bir kapasiteyle cevap verdiğini belirten Çelik, şunları söyledi:ˮ54 rejim hedefi tamamen imha edilerek 70ʹten fazla rejim unsuru etkisiz hale getirilmiştir. İlk aşamada askerlerimize saldıran rejim unsurları bu şekilde bertaraf edilmiştir. 54 hedef imha edilmiştir ve güçlü bir şekilde bu karşılık verilmiştir ve bu karşılık verilmeye de devam edecektir. Bundan sonrasında Türkiye, Astana ve Soçi mutabakatları çerçevesinde çatışmaların azaltılması, gerginliğin azaltılması, çatışmasızlık bölgelerinin korunmasındaki ruha bu bağlamda üzerine düşen görevi getirmeye sadakatini sürdürmektedir ama burada hem Rusya tarafının bildirdiği ʹBize haber verilmedi.ʹ bilgisi doğru değildir hem de Rusyaʹnın burada rejimi kontrol altına alamamasının altının kuvvetle çizilmesi gerekmektedir.ˮˮİdlib bölgesi değil ,sadece tüm Avrupaʹyı etkileyebilecek büyük bir göç akını söz konusu olabilecektir.ˮ ifadesini kullanan Çelik, şöyle devam etti:ˮEğer burada Türkiyeʹnin uyarılarına kulak verilmezse Türkiyeʹnin buradaki uyarıları dikkate alınmazsa bütün Avrupaʹyı daha büyük bir şekilde etkisi altına alacak bir göç tehlikesinin olduğu konusunda herkese uyarılarımızı yapıyoruz. Bundan sonrasında da Sayın Cumhurbaşkanımız görüşmelerini gerçekleştiriyor, buradaki çatışmasızlık bölgesi, gerginliği azaltma bölgeleriyle ilgili Türkiyeʹnin tezlerini anlatmak bakımından. Bundan sonrasında da silahlı kuvvetler unsurlarımız, üzerine düşen vazifeyi en kuvvetli şekilde yerine getirmeye devam edecektir.ˮ ˮBerlin Duvarıʹnı yıkan iradenin galip gelmesini arzu ederizˮ Çelik, 2020 yılının ilk ayının inanılmaz bir yoğunlukta geçtiğini, neredeyse bir yıllık gündemin bir ay içerisine sığmış durumda olduğunu belirterek, bunlardan birinin 1 Şubat 2020ʹde gerçekleşen İngiltereʹnin Avrupa Birliğiʹnden çıkması, yani Brexit süreci olduğunu söyledi. ˮ3 başbakan, 2 seçim geçiren bu süreç nihayetinde sonuçlandı.ˮ ifadesini kullanan Çelik, İngiltere bayrağının Avrupa Birliği kurumlarından indirildiğini belirtti. Bir geçiş süreci olacağını ama Avrupa tarihi açısından siyasi bir dönüm noktası ile karşı karşıya olunduğunu söyleyebileceklerini ifade eden Çelik, şunları kaydetti:ˮAvrupa her zaman Rusya ve Çinʹden gelecek tehditlere odaklanmıştı, şimdi iç dağılma, içeriden yükselen aşırı sağ güçler gibi tehditlerle karşı karşıya. Son zamanlarda ʹAmerika Birleşik Devletleriʹne karşı çıkarlarımızı korumakʹ şeklinde ifade ettikleri bir dış tehdit algısı yine vardı ama görülüyor ki artık reform yapamayan, buradaki krizleri herhangi bir şekilde fırsata çeviremeyen Avrupa Birliğiʹnin herhangi bir şekilde birliğini koruması konusunda çok büyük güçlükler söz konusudur. Burada kilit kelime reformdur. Reform yapılamadığı için Avrupa Birliği bu cazibeyi yitirmekte ve dağılma gibi bir tehlikeyle karşı karşıya kalmaktadır.ˮDünyanın istikrarsızlaştığı bir dönemde Avrupa coğrafyasının istikrarını korumasının dünya için son derece önemli olduğunu söyleyen Çelik, bunun için de daha çok dışa açılma ve daha çok reform yolunun seçilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Avrupa Birliğiʹnin bunun yerine içe kapanma, statükoyu koruma, kendini iç gündeme hapsetme gibi bir yolu seçmesiyle bu sorunları çözmeyeceğine işaret eden Çelik, ˮAvrupaʹnın DEAŞʹı olarak adlandırdığımız aşırı sağın yükselişi karşısında yeterli tedbirler alınmıyor. Geçmişte Avrupaʹyı felakete sürüklemiş antisemitizmin yerine bugün İslam düşmanlığını eklemeye çalışan, yerleştirmeye çalışan çevrelere karşı yeterince tedbir alınmıyor ve bütün bunlar Avrupaʹyı reform yapamaz, felce uğramış bir hale sokuyor.ˮ dedi. Bundan sonrasındaki kilit konunun Türkiye meselesi olduğuna dikkati çeken Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:ˮŞimdiye kadar Türkiye ile ilgili olarak Avrupa Birliği gerçekten reformist, kapsayıcı ve adil bir yaklaşımla bir perspektif ortaya koyabilseydi kuşkusuz bu sıkıntıları yaşamayacaktı, Avrupa genişlemesi cazibesini koruyacaktı ama içe kapandığı durumda bugün Türkiye düşmanlığı, İslam düşmanlığı, göçmen düşmanlığı aşırı sağ tarafından kendi oyunu artırmak üzere istismar edilmektedir. Merkez sağ ve merkez sol da bu durumu istismar etmeye devam etmektedir. Berlin Duvarıʹnın yıkılmasından sonra ilk defa Avrupaʹda görünmez duvarlar, görünmez Berlin duvarları oluşmuştur. Bu görünmez Berlin duvarları aşırı sağ tarafından oluşturulmaktadır, pek çok Avrupa ülkesinde ikinci parti durumundadır. Dolayısıyla Berlin Duvarıʹnı yıkan iradenin, o reformcu, perspektifçi ve entegrasyona dayalı iradenin bugün görünmez Berlin duvarlarını inşa eden aşırı sağcıların, ırkçıların, faşistlerin siyaseti karşısında gerilediğini görüyoruz. Biz Berlin Duvarıʹnı yıkan iradenin galip gelmesini arzu ederiz. Görünmez Berlin duvarları Türkiyeʹye karşı örülen Berlin duvarlarından başlayarak Avrupaʹnın içini yeniden paramparça edecektir. Umarız Avrupa bu Brexit sürecinden bir ders çıkarır, daha adil, kapsayıcı reforma dayanan bir entegrasyon süreci konusunda yeni açılımlar ortaya koyar.ˮ ˮFilistin halkının meşru haklarının hiçe sayıldığı bir planı kabul etmeyizˮˮFilistin halkının meşru haklarının hiçe sayıldığı bir planı kabul etmemiz mümkün değil. ABD bununla tarafsızlığını kaybetti.ˮ ifadelerini kullanan Çelik, ˮTrumpʹın Orta Doğu Barış Planı Filistinʹi işgal ve yok etme planıdır. Filistinlilerin rıza göstermeyeceği bir plana meşru gözle bakmayacağız.ˮ şeklinde konuştu.FETÖʹnün siyasi ayağı tartışmalarıAK Parti Sözcüsü Çelik, FETÖʹnün siyasi ayağı tartışmaları ile ilgili de ˮElinde bilgi, belge olmaksızın devletin kurumlarının sahip olmadığı bir takım iddialar üzerinden FETÖ ile ilgili şunu, bunu suçlamak, belli kesimler ve adreslerin altını çizmek bu mücadeleyi sulandırmaktan başka bir işe yaramaz.ˮ dedi.
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Etiketler: AK, Parti, Sözcüsü, Çelik:, AB, dağılma, gibi, bir, tehlikeyle, karşı, karşıya,
Yorumlar
Haber Yazılımı